Ünlüler bu evlerde yaşıyor 2016

Dairenin ikinci katında merdivenlerle ulaşılan ve atölyeye bağlanan koridor, vitraylı bir kapıyla sınırlanıyor. Koridor boyunca Yusuf Taktak’ın resimleri ve çeşitli sanatçılara ait tablolar sergileniyor.

İstanbul’un geçirdiği önemli depremlerden olan 1894 depreminden bir yıl sonra inşa edilen Hauıson apartmanı, Asmalımescit in günümüze kadar ulaşabilmiş şanslı binalarından biri. Bunu, binayı kurtarmak için yoğun savaş veren sanatçı sakinlerine borçlu olan apartman, yaklaşık 80 cm. duvar kalınlıklarına, 4 m.’yi aşan tavan yüksekliklerine ve ferah dairelere sahip yığma bir yapı.

Ressam Yusuf Taktak, 1991 yılında taşındığı daireyi yenilerken, bir önceki sahiplerinin yaptığı değişiklikleri bozarak, mekânı yüz yılı aşkm bir süre önceki orijinal projesine uygun hale getirmiş. 1095 yılında ise hem yaşadığı ev, hem de resimlerini yaptığı atölyesi olan daireyi üst kattaki daireyle birleştirerek, istediği alana sahip, 500 nr’lik bu atölye ev çıkarmış ortaya. Dairenin girişi, yüksek tavam, beyaz duvarları ve geniş pencereleri örterek tavandan zemine doğru kayan keten perdeleriyle büyülü bir mekân. Diğer odaları özetleyen bir atmosferin hakim olduğu antrede bulunan tek mobilya ise, Bauhaus dönemine ait kadife kaplı eski bir kanepe. Bu bölümün en dikkat çeken objesi, Yusuf Taktak imzalı bir resim. Akademideki son yılında yaptığı bu otoportre, Taktak in Photorealism’den etkilendiği bir dönemin de belgesi ayın zamanda.

Antreden ulaşılan koridor boyunca, duvara dayalı resimlerin arasından farklı odalara çıkan kapılar ve Asmalımescit sokaklarına açılan pencereler sıralanıyor. En son oda ise, 5000 iu üzerinde kitapla kaplanmış olau duvarlara sahip bir kütüphane. Daha çok resimle ve dünya literatürüne geçmiş, plastik sanallarla ilgili

Atölyenin bir köşesi çalışma alanı olarak değerlendirilmiş. İç mimar Murat Ömerbaş’ın tasarımı olan çalışma masasının arkasında,

Yusuf Taktak’ın Dikilitaş serisinden bir çalışma asılı.

Türk resmiyle ilgili her türlü doküman, belge, dia, resim, fotoğraf, yazı ve kataloğun bulunduğu dosyalar bu sanatın ülkemizdeki tarihini açıkça belgeliyor.

Dairenin üst katındaki mutfak, ahşap dolapları ve sürgülü kapaklarıyla kullanışlı ve ortama uygun, iç mimar Murat Ömerbaş tasarımı olan mekâna, aynı imzaya sahip ahşap bir masa ve eski sandalyeler eşlik ediyor.

pek çok değerli kitap, iç mimar Murat Ömerbaş’m tasarladığı bu kitaplıkta yer alıyor. Zeminden tavana kadar uzanan kitaplara ulaşmak için yararlanılan tekerlekli metal merdiven ise. Ermeni bir ustanın yapımı. Kiıtüplıenin hemen yanındaki oda. arşiv odası olarak düzenlenmiş. Türk resmiyle ilgili her türlü dökümau. belge, dia, resim, fotoğraf, yazı ve kataloğun bulunduğu dosyalar bu sanatın ülkemizdeki tarihini açıkça belgeliyror. Arşivciliğe çok önem veren Taktak, gün geçtikçe geliştirdiği bu belgelerle Türk resim sanatlımı tarihini gümşığma çıkarıyor.

Dairenin üst katma çıkan merdivenlerin tırabzanları Koray Ariş’in imzasını taşıyor. Merdiven sahanlığındaki köşede ise, Taktak m dünyanın pekçok ülkesinden aldığı ve ait olduğu ülkelerin özelliklerini taşıyan 50 Yi aşkın bisikletten oluşan bir koleksiyon sergileniyor, t st kat. resim atölyesi olarak değerlendirilmiş. Akşam güneşini alan mekândaki geuiş pencereler, kızıla çalan gün ışığını her akşam içeri davet ediyor. Işığın vurduğu yüzeylerden yansıyan renkler ise, senelerdir çalışılan atölyenin zeminine ve duvarlarına sıçramış olan fnça darbelerinin izlerim taşıyor.

Resim yapmadığı zamanların çoğunu kitaplar ve arşiv arasında geçen Yusuf Taktak. İstanbul’u izlemekten de müthiş kevif alıyor. ‘‘’Sessiz ve sakin, insanlardan uzak bir yerde resim yapamam ben. Şehirle beslenirim. sıkıldığuuda Beyoğlu’na çıkarım, yaşamı seyrederim. diyen Taktak. Asmalnnescit’te vaşavan elli kadar sanatçıdan biri. En büyük isteği ise bu bölgede yaşayan sanatçıların artması ve Asmalnnescit’üı bir sanatçılar mahallesi olması.

Tam anlamıvla bir şehirden kaçış değil onlarınki.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir